İSTİSNA
(Hayal
Dünyasına Bilet-2)
Ufaklık
hiç de ufak değildi aslında. Kendisi ufak olabilirdi evet, ama kapladığı yer
dünyalardı. "Benim gönlüm çok geniş dünyaları alır" diyen biri onunla
tanışmamış olmalıydı. Çünkü onu tanıyıp gönlünde başkasına yer ayırabilecek çok
fazla kişi yoktu dünyada. Ama zaten güzel olan istisna değil miydi?
Sordu
ufaklığa "neden bu kadar büyüksün? o kadar büyüksün ki sevgi için
ayırdığım hiç bir yere sığmıyor sana olan sevgim" ufaklık cevap veremedi
tabi ki. Kendi kendine döndü o zaman " Başka hiç mi yer yok “.
Hiç düşünmeden cevapladı kedini “ Senin kapladığın yer o kadar çok ki. Senden kalana
sığmıyor zaten”
“Ne
yapmamız gerekiyor peki ?” diye sordu kendisine.
“Çok
kolay değil ama istisna olacağız”
“Nasıl
yapacaz ki bunu?”
“Çok
bir şey yapmamıza gerek yok aslında biz zaten İstisnayız. Tek yapmamız gereken
bunun farkına varmak” diye yanıtladı kendini ve es vermeden konuşmaya devam
etti. “Milyonlarca arasında seçilip doğmak zaten bir istisna olduğumuzu
göstermiyor mu. Peki doğduktan sonra milyonlar arasında kendimizi bulmak istisnanın
devamı değil mi sence. İstisna doğandan doğan istisna her şeyin istisnası
olabileceğimizi kanıtı değil mi peki”
Soluksuz
kurmuştu uzun ve karmaşık cümleyi. Ama bu cümle ışığı yakmıştı. Kendinin farkına
vardı kendisi. Hemen kalktı oturduğu yerden, kendisinin elini tuttu ve onu da
ayağa kaldırdı. Şaşırdı kendisi. “Ne yapıyorsun”.
“Hani
ufaklık gelince ertelediğimiz hayal bavulumuz var ya? Onu hazırlamaya
gidiyoruz. Dünya kadar istisna olacaz” dedi gülerek kendisine.
Üçü
elele tutuştu. Doğdukları günden beri istisna olan ömürlerinin geri kalanını
daha da istisnai yaşamak için koyuldular yola.


